Antik Çin’den günümüze havai fişeklerin tarihi

Havai fişekler, kutlamalar ve şenliklerin bir parçası olarak gece gökyüzünü aydınlatmak için kullanılıyorlar. Havai fişeklerin tarihi Tang Hanedanı Çin’ine (MS 618-907) kadar uzanıyor. Bilim adamlarının ve kimyagerlerin bugün bizi hayrete düşüren havai fişekleri üretmesiyse neredeyse bin yıl sürdü.

Eski zamanlarda havai fişeklerin askeri duman sinyalleri olarak  kullanılmasından modern çağın görkemli halk gösterilerine kadar, insanların bu renk şölenine olan ilgisi hiç azalmadı.

İşte havai fişeklerin kısa tarihi…

BARUTUN İCADI

Havai fişeklerin tarihi, özünde barutun icadıyla bağlantılıdır. Barut, MS. birinci yüzyılda Çin’de icat edildi. Barutun bir yan ürünü olan havai fişek, Song hanedanlığı döneminde (960-1279) şenliklerde kullanıldı. 

Piroteknisyenler, zanaatlarının ustaları olarak saygı gördüler: İmparator ve sarayı için son derece etkileyici gösteriler yapmak amacıyla karmaşık ve genellikle tehlikeli teknikler kullanabiliyorlardı.

Piroteknik ısı, ışık, gaz, duman ve/veya ses üretmek için bağımsız olarak  kimyasal reaksiyonları sürdürme yeteneğine sahip maddeleri kullanma bilimidir. Piroteknik malzemelerin güvenli depolama, kullanma ve çalıştırmalarından sorumlu kişilere piroteknisyen adı verilir.

Song hanedanlığı döneminde sıradan Çin vatandaşları, pazarlardan kolayca satın alınabilen temel havai fişek biçimlerine erişebiliyordu. Havai fişekler popüler eğlence biçimleri olarak kullanılırdı.

Barut, yüzyıllarca Çin’e özel kalan bir icattı. Arapların barut ve potansiyel kullanımları hakkında ancak 1240 yılında bilgi sahibi olabildikleri biliniyor. Ticaret ve savaş yoluyla, Avrupalılar barutun ölümcül kullanımlarını da keşfettiler, ancak birçoğu birkaç yıl boyunca kimyasal formülü kopyalamak için mücadele etti.

Çin havai fişekleri ve roketleri hakkında yazan ilk Arap, onları havada açılıp patladıkları için ‘Çin çiçekleri’ olarak tanımladı.

İtalyan kaşif Marco Polo, seyahatlerinde gördüğü havai fişekler ve havai fişeklerle de ilgilenmiştir. 1292’de bazılarını İtalya’ya getirdi ve sonraki 200 yıl boyunca, özellikle İtalya’daki bilim adamları ve zanaatkarlar kendi havai fişeklerini incelemeye ve geliştirmeye başladılar.

RENK DENEMELERİ

Ateşe belirli maddelerin veya kimyasalların eklenmesinin renk değişikliklerine neden olabileceği uzun zamandır biliniyordu. Başlangıçta, askeri sinyal olarak kullanılmak üzere farklı duman tonları oluşturmak için baruta kimyasallar ve pigmentler eklendi: sarı için arsenik sülfit, yeşil için bakır asetat (verdigris), leylak beyazı için kurşun karbonat ve beyaz için cıva klorür (kalomel).

KRALİYET’E ÖZEL

Uzun süre boyunca havai fişek gösterileri, hem Avrupa’da hem de Çin’de seçkinlere özeldi: pahalı, karmaşık ve zor, çok miktarda para ve uzman bilgisi gerektiriyordu. Havai fişeklerin daha ucuz, daha güvenli ve kullanımı daha kolay hale gelmesi ancak 19. yüzyılı buldu.

AMERİKA KITASINA ULAŞTI

Efsaneye göre, Amerika’ya yerleşen ilk İngilizlerden biri olan Yüzbaşı John Smith, 1608’de Amerikan topraklarındaki ilk havai fişek gösterisini Jamestown, Virginia’da başlattı. 

Birçok kişi ilk havai fişek deneyimini ürkütücü buldu: İlk havai fişekler, günümüzdekilere göre çok daha az kontrollü ve daha kaotikti. Gürültü, ateş, patlamalar ve dumanın birleşimi, insanların kıyametin geldiğini ve göklerin yeryüzüne düştüğünü düşünmesine neden oldu.

SERİ ÜRETİME GEÇİŞ

Modern havai fişekler ilk olarak 1830’larda üretilmeye başlandı. 8. yüzyılın sonlarından 19. yüzyıla kadar Çin ve Doğu Asya kültürüne olan hayranlık arttıkça, havai fişeklerin popülaritesi de arttı. Üretilmesi daha ucuz hale geldi ve halk tarafından dükkanlardan temin edilebiliyordu.

Havai fişek kullanımıyla ilgili düzenlemeler, insanların kendilerine veya başkalarına zarar verdiği ve gürültü kirliliğine neden olduğu çok sayıda olaydan sonra, ancak 20. yüzyılın başlarında yürürlüğe girdi.

Günümüzde havai fişek satışı ve kullanımı belirli bir dereceye kadar düzenlenmiş olsa da, her yıl binlerce insan kendini yaralamaya devam ediyor.

 

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*