Ünlü ekonomist, Türkiye ekonomisinde bu ay önemli bir dönüm noktasının yaşanacağını belirtti. Mart ayında açıklanan 9,7 milyar dolarlık cari açık, Cumhuriyet tarihinin en karanlık ekonomik tablolarından birini ortaya koydu. Bu veri, 10,2 milyar dolarla rekor kıran Ocak 2023’ten sonra gelen en yüksek ikinci açık olarak kaydedildi ve Merkez Bankası rezervlerini olumsuz etkiledi.
Mart Ayı Ekonomik Raporu: Tarihî Rekor Hattında Dönüş
Türkiye’nin ödemeler dengesi, mart ayında ciddi bir darbe aldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 11,2 milyar dolarlık dış ticaret açığı, 9,7 milyar dolarlık bir cari açığın oluşmasına yol açtı. Bu durum, “gümüş madalyalı” negatif bir rekor olarak tanımlanıyor. Yıllıklandırılmış cari açığın 40 milyar dolara yaklaşması, makroekonomik denge açısından ciddi bir baskı oluşturdu.
Nisan’da Düşüş: Gerçek mi, İllüzyon mu?
Nisan ayında ticaret açıklarındaki olumsuz gidişatın yavaşlayacağı öngörülüyor. Ekonomist Alaattin Aktaş, Ticaret Bakanlığı’nın öncü verilerine göre nisan ayı ticaret açığının geçen yıla göre yüzde 30 azalarak 8,5 milyar dolara düşeceğini belirtti. Bu iyileşmenin cari dengede de olumlu bir yansıma yaratması bekleniyor; nisan ayı açığının 4,5 – 5 milyar dolar seviyelerine inmesi ve yıllık açığın 39,7 milyar dolardan 36 milyar dolara gerilemesi tahmin ediliyor. Ancak Aktaş, bu düşüşün gerçekte bir “iyileşme” değil, geçen yılki yüksek rakamların bir baz etkisi olduğunu vurguladı ve cari açığın artmaya devam edeceğini ifade etti.
Mayıs’ta Gelecek Tehlike: 50 Milyar Dolarlık Cari Açık Riski
Asıl tehlikenin mayıs ayıyla başlayacağını kaydeden uzmanlar, 2025 yılının mayıs-aralık döneminde toplam cari açığın sadece 7,6 milyar dolara ulaşmasının, bu yılın aynı aylarında beklenen yüksek açıkların yıllık rakamları hızla yükselteceği anlamına geldiğini belirtti. Turizm gelirlerinin bu yıl savaş ve jeopolitik risklerden nasıl etkileneceği ise belirsizlik taşıyor. Ekonomi çevrelerinde, cari dengenin 2026 yılında 50 milyar dolar civarında bir açıkla kapanmasının “razı olunacak” bir senaryo olarak görüldüğü ifade ediliyor.
Finansman Krizi: Merkez Bankası’nın Rolü
Mart ayının en dikkat çekici verisi finans hesabında gizli. Döviz talebinin zirveye ulaştığı bu dönemde, portföy ve doğrudan yatırımlardan toplamda 26,7 milyar dolarlık bir çıkış gerçekleşti. Bu döviz ihtiyacının büyük bir kısmı, Merkez Bankası (TCMB) tarafından karşılandı; mart ayında 43,4 milyar dolarlık bir rezerv kullanımı gerçekleşti. Son bir yılda toplamda 52,5 milyar dolarlık rezerv kaybının yüzde 80’inin tek bir ayda yaşanması, mart ayındaki sermaye çıkışının ciddiyetini ortaya koyuyor.
Enerji Maliyetleri: Gizli Tehlike
Türkiye’nin enerji ithalatı faturası yalnızca ham petrol üzerinden değerlendirilemez. Ham petrol ithalatı yıllık 220 milyon varil civarındayken, ürünlerle birlikte bu rakam 350 milyon varili aşabiliyor. Savaş nedeniyle enerji fiyatlarında yaşanacak her artış, Türkiye için sadece döviz sorunu değil, aynı zamanda iç piyasada yeni bir enflasyon dalgası anlamına geliyor.