Güney Amerika’nın küçük ama stratejik öneme sahip ülkesi Guyana, deniz tabanında keşfedilen büyük petrol rezervleriyle küresel enerji pazarında adından söz ettirmeye başladı. Brezilya ve Venezuela’nın komşusu olan Guyana, Orta Doğu’daki politik belirsizlikler ve Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik sorunları nedeniyle enerji devleri ExxonMobil ve Chevron’un yeni yatırım alanı haline geldi. Dünya genelinde petrol fiyatlarının yükselmesiyle birlikte, IMF ve Birleşmiş Milletler verilerine göre, Guyana 2026’da yüzde 24 oranında büyüme kaydederek dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisi olma unvanını elde etmeyi hedefliyor.
Guyana’nın 2026 mali yılı için petrol telif haklarından 4,3 milyar dolar gelir elde etmesi bekleniyor. Ülke, 2027 yılı itibarıyla günlük petrol üretimini 1 milyon varilin üzerine çıkararak Orta Doğu dışındaki en büyük tedarikçilerden biri olmayı amaçlıyor. Ancak hızlı ekonomik büyüme, beraberinde bazı zorlukları da getiriyor. Ülkenin ekonomisinin petrol sektörüne aşırı bağımlılığı, “kaynakların laneti” olarak bilinen yüksek enflasyon ve kurumsal yozlaşma gibi sorunları gündeme getiriyor.
Kağıt üzerindeki bu büyüme rakamlarına rağmen, Guyana halkı elektrik kesintileri, yetersiz altyapı ve artan yaşam maliyetleri gibi önemli sorunlarla mücadele ediyor. Benzer süreçleri yaşamış olan komşu ülkesi Brezilya’nın deneyimleri, milyar dolarlık petrol gelirlerinin toplumsal refaha nasıl yansıyacağına dair endişeleri beraberinde getiriyor. Guyana’nın sahip olduğu “kara altın” kaynaklarının, halk için kalıcı bir sosyal kalkınma fırsatına dönüşüp dönüşmeyeceği, küresel piyasalarda dikkatle izleniyor.
