İTO Başkanı Avdagiç, enflasyondaki gerilemenin önemli bir gelişme olduğunu belirterek bunun reel sektöre de yansıması gerektiğini söyledi. İş dünyasının öncelikli beklentisinin dezenflasyon sürecinin kararlılıkla sürdürülmesi ve bunun kademeli, öngörülebilir bir faiz normalleşmesiyle desteklenmesi olduğunu ifade eden Avdagiç, üretim ve yatırımların ancak bu şekilde ivme kazanabileceğini dile getirdi.
“Ekonomi büyüyor ama sanayi daralıyor”
Ekonominin büyüdüğünü ama sanayinin büyümediğini dile getiren Avdagiç, “İlk çeyrekte ekonomi yüzde 2,5 büyürken, sanayi yüzde 0,8 daraldı. Bunu dikkate alarak tedbirlerimizi devreye almamız gerekiyor. Diğer yandan ekonomi programının üç yılını doldurduğu bu dönemde yurt içi maliyetlerle kur arasında ciddi bir makas açıldı. Yılın ilk 6 ayında sepet kurun ortalama artışı yüzde 7,03 iken, TÜFE-ÜFE ortalaması yüzde 16,9 oldu. Reel sektörün beklentisi bu makasın kapanması, kur ile enflasyon arasındaki korelasyonun dengeye getirilmesi.” diye konuştu.
Avdagiç, makro göstergelerde tablonun düzeldiğini ama bunun sanayici ve ihracatçıya yansımadığını, sıkışıklığın devam ettiğini belirterek, “Dezenflasyonun reel sektöre rahatlama olarak yansıması için finansman maliyetleri ve kur anlamında daha makul seviyelerin oluşması gerekir.” dedi.
“Üretene ihraç edene erişilebilir finansman”
İTO Başkanı, tüm kesimlere ucuz kredi verilmesini istemediklerini vurgulayarak, üretim yapan, yatırım gerçekleştiren ve ihracat yapan firmalara yönelik seçici finansman politikalarının sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
Avdagiç, yüksek kredi maliyetlerinin özellikle sanayici ve ihracatçıların büyümesini zorlaştırdığını belirterek, finansmana erişimin kolaylaştırılmasının üretim açısından kritik önem taşıdığını dile getirdi. Türkiye’nin küresel rekabette öne çıkabilmesi için düşük katma değerli üretimden uzaklaşması gerektiğini belirten Avdagiç, teşviklerin yüksek teknoloji, AR-GE, dijitalleşme ve yeşil üretime yönlendirilmesi çağrısında bulundu.
“Teşvik paketinin sahaya hızlı yansımasını bekliyoruz”
Şekib Avdagiç, büyük ölçekli, ihracatçı ve kurumsal şirketlerin yapay zeka ve dijitalleşmede ciddi mesafe katettiğini belirterek, KOBİ’lerde hazırlık düzeyinin henüz arzu edilen yerde olmadığını dile getirdi.
Üretimde, lojistikte, pazarlamada teknolojiyi işinin merkezine koyan firmaların küresel oyuncularla rahatlıkla yarıştığını ifade eden Avdagiç, “İstanbul Ticaret Odası olarak asıl görevimiz tam da bu köprüyü kurmak, farkındalık, eğitim, mentörlük ve erişilebilir dijital çözümlerle KOBİ’lerimizi bu treni kaçırmadan taşımak.” dedi.
Avdagiç, ABD-Çin rekabeti ve Avrupa’nın tedarik zincirlerini daha güvenli ve daha yakın coğrafyalara kaydırma eğiliminin Türkiye için tarihi bir pencere açtığına işaret ederek, “Coğrafi konumumuz, Gümrük Birliği üzerinden Avrupa’ya entegrasyonumuz, genç ve üretken iş gücümüz, esnek ve hızlı üretim kabiliyetimizle Türkiye, Avrupa’nın doğal üretim üssü olmaya en güçlü aday ülkelerden biri.” diye konuştu.
Reel sektörün beklentisi
Yılın ikinci yarısında reel sektörün ekonomi yönetiminden beklentilerini değerlendiren Avdagiç, “İkinci yarıda reel sektörün ekonomi yönetiminden beklentisi net. Dezenflasyonun kararlı biçimde sürdürülmesi ve bunun açtığı alanın, kademeli ve öngörülebilir bir faiz normalizasyonuna dönüştürülmesi önem taşıyor.” mesajını verdi.
Avdagiç, “Enflasyon haziranda yeniden aşağı yönü gösterdi, bu eğilim korunursa yılın kalanında reel sektörün üzerindeki finansman yükü bir nebze hafifleyebilir. Üretime, yatırıma ve ihracata dönük hedefli desteklerin ve teşvik paketinin sahaya hızlı yansımasını bekliyoruz.” dedi.
“Türkiye için tarihi fırsat”
Avdagiç’e göre ABD-Çin rekabeti ve Avrupa’nın tedarik zincirlerini çeşitlendirme çabaları Türkiye için önemli fırsatlar sunuyor.
Coğrafi konumu, üretim kapasitesi ve Avrupa ile entegrasyonu sayesinde Türkiye’nin Avrupa’nın en güçlü üretim merkezlerinden biri olabileceğini belirten Avdagiç, Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin hem Türkiye hem de Avrupa açısından büyük kazanım sağlayacağını söyledi.
ABD ile ticarette 100 milyar dolar hedefi
Avdagiç, ABD ile ekonomik ilişkilerde yeni bir dönemin başlayabileceğini belirterek, CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasına yönelik iradenin yatırım ortamını olumlu etkileyebileceğini ifade etti.
Türkiye ile ABD arasında uzun süredir konuşulan 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefinin ulaşılabilir olduğunu söyleyen Avdagiç, özellikle otomotiv, beyaz eşya, makine, elektronik ve hazır giyim sektörlerinde önemli büyüme potansiyeli bulunduğunu dile getirdi.
SEPA üyeliği ihracatçıya avantaj sağlayacak
İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye’nin Tek Avro Ödeme Alanı’na (SEPA) katılım için niyet mektubunu Avrupa Ödemeler Konseyine iletmesinin iş dünyası için teknik bir ödeme düzenlemesinden çok daha fazlasını ifade ettiğini söyledi.
SEPA üyeliği sayesinde Avrupa ile yapılan euro transferlerinin daha hızlı ve düşük maliyetle gerçekleştirileceğini belirten Avdagiç, bunun özellikle KOBİ’lerin rekabet gücünü artıracağını ifade etti.

